Eğer gebe kalmadan önce diyabetiniz var ise

HAMİLELİK VE ROMATOİD ARTRİT
Romatoid artrit (RA) hastaları genellikle doğurganlık çağında olduklarından gebelikle birlikteliğine
sık rastlanan bir hastalıktır. Romatoid artrit hastaları gebe kaldıklarında sıklıkla (%50-70 kadarında) şikayetlerinde hafifleme izlenir yani gebelik hastalığı iyileştirici etki gösterir. Gnellikle hastalığın iyileşmesi gebeliğin ilk aylarından itibaren başlar. Doğumdan sonra ise hastaların çoğunda ilk aylardan itibaren relaps (şiddetlenme) olur. Hastaların az bir kısmında gebelikte şikayetlerde artma izlenebilir.

Romatoid artrit erişkinlerin yaklaşık %1-2’sinde görülür, kadınlarda erkeklere göre daha yaygındır.
Romatoid artrit tedavisinde kullanılan her ilaç gebelik esnasında kullanılamaz. Bu nedenle romatoid artrit hastaları gebe kalmadan önce veya gebeliği farkettikleri anda doktorlarına ilaçları açısından danışmalıdır.

Aynı zamanda demirden zengin diyet

HAMİLELİĞE BAĞLI ŞEKER HASTALIĞI (GESTASYONEL DİABETES MELLİTUS)
Şeker hastalığı (diyabet) kanda normalden yüksek şeker düzeyleri ile karakterize bir durumdur. Bazı kadınlarda hamile kalmadan önce diyabet mevcuttur, buna pregastasyonel diyabet denir. Bazı kadınlarda ise şeker yüksekliği gebelik sırasında ilk defa başlar, buna gestasyonel diyabet denir. Her 200 gebelikten birinde pregestasyonel diyabet olduğu, ek olarak her 200 gebe kadından 5’inde gestasyonel DM (gebelik seyri sırasında diabet) geliştiği tahmin edilmektedir.

Eğer gebe kalmadan önce diyabetiniz var ise, gebelik süresince kan şeker düzeyinizi kontrol altında tutabilmeniz öncekine nazaran daha zor bir hale gelebilir. Hamilelik döneminde insülin dozunuzu değiştirmeniz gerekebilir.

Gebelikte diyabete bağlı oluşabilecek problemler:
– Kandaki yüksek şeker düzeyi bebeğin çok irileşmesine neden olabilir. İri bebeklerde doğum öncesinde ve sırasında daha çok problem ortaya çıkma riski vardır. İri bebeklerde sezaryen gerekme riski daha yüksektir. Ayrıca doğum sırasında omuz takılması, doğum travması, doğum eyleminin uzaması da iri bebeğe ait risklerdir.
– Gebelikten önce diyabetik olan hastalarda yani pregestasyonel diyabet hastalarında bebekte bazı anomalilerin görülme riski artar. Ancak gebelikte başlayan gestasyonel diyabet (GDM) bebekte anomalilere neden olmaz veya çok hafif ilgili olabileceği konusunda şüpheli araştırmalar vardır (kaynak).
– Diyabet olan gebelerde gebelik esnasında preeklampsi (yüksek tansiyon) gelişme riski artmıştır.
– Erken doğum riski artmıştır.
– Ani bebek ölümü meydana gelebilir
– Doğumdan sonra RDS (bebekte akciğer yani solunum) sıkıntısı gelişebilir. Diyabetik anne çocuklarında akciğer gelişimi gecikir.
– Doğumdan sonra bebekte hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) ve bilirubin yüksekliği, polisitemi (bebekte kan hücrelerinin fazlalığı) gelişebilir
– Pregastasyonel (gebelik öncesi) diyabet hastalığı olanlarda plasental fonksiyon yetersizliği ve bunun neticesinde bebekte IUGR (gelişme geriliği) meydana gelebilir.
– Diyabetik gebeliklerde polihidramniosa sık rastlanır. Pregestasyonel diyabette oligohidramnios da gelişebilir.
– Anne karnında ani fetal ex meydana gelebilir.
– Preeklampsi, ketoasidoz gibi nedenlerle maternal mortalite artmıştır.
– Diabetik gebelerde üriner sistem enfeksiyonu, solunum yolu enfeksiyonları, doğum sonrası puerperal enfeksiyonlar ve yara yeri enfeksiyonu riski artmıştır.
– Diabetik ketoasidoz meydana gelebilir. Diabetik hamilelerde aşırı bulantı kusma, enfeksiyonlar, beta mimetik veya steroid ilaçlar diabetik keteoasidoza zemin hazırlayabilir.

Eğer gebelik öncesinde ve süresince doğru bir tedavi alıyor ve düzenli kontrollerinizi yaptırıyorsanız, sağlıklı bir bebek doğurabilme şansınız yüksektir.

Belirtiler:
Pek çok gebe kadın diyabetin belirtilerini fark etmemektedir ve bu durum tahlillerle anlaşılmaktadır ancak susuzluk hissi, kilo kaybı, çok fazla yemek yemek, çok fazla miktarda idrar yapmak, yorgunluk gibi belirtiler olabilir.

Diyabeti olan bir kadın gebe kalırsa, gebelik esnasında hastalığın kontrolünün zorlaşacağını ve daha kötüleşebileceğini bilmelidir.

Tanı:
Tanı için glukoz yükleme testleri (şekerli su testi) denilen testler yapılır. 24-28. gebelik haftasında bütün gebelere tarama amaçlı 50 gr. glukoz testi yapılır. 50 gram glukoz yükleme testi sadece tarama testidir kesin olarak diyabet tanısı koydırmaz. 50 gram glukoz testi değeri 140’dan yüksek çıkanlara 100 gram glukoz tolerans testi yapılır. 100 gram glikoz testinin sonucuna göre diabet tanısı koyulabilir. Bu testler ayrı bir başlık altında detaylı olarak anlatılmıştır.

Koryoamnionit fetusun içinde

Gebelikte anemi:
Gebelikte 1. ve 3. trimesterde hemoglobin 11 gr/dl’den düşükse veya 2. trimesterde hemoglobin 10.5 gr/dl’den düşükse anemi kabul edilir. Dünya nüfusunun yaklaşık %30’unun, dünyadaki gebe kadınların %50’sinden fazlasının, dünyadaki tüm kadınların 1/3’ünden fazlasının anemik olduğu tahmin edilmektedir. Gebelikte günde 6-7 mg demir ihtiyacı vardır.

Anemide başlıca şikayetler:
– Halsizlik ve yorgunluk (en sık görülen semptomdur)
– İştahsızlık
– Efor dispnesi (Eforla nefes darlığı olması)
– Baş ağrısı
– Çarpıntı
– Senkop (bayılma)
– Kulak çınlaması
– Uyku bozukluğu
– Saç dökülmesi
– Konsantrasyon bozukluğu
– Baş dönmesi
– Anjina pektoris (Göğüs ağrısı)

Anemilerde başlıca bulgular:
– Deri ve mukozada solukluk (en sık bulgu)
– Taşikardi (Nabzın hızlanması)
– Ejeksiyon üfürümü, hiperkinetik kalp yetmezliği
– Dil atrofisi (B12, folat ve demir eksikliğinde)
– Nöropati, ataksi (B12 eksikliğinde)
– Sarılık ve splenomegali (dalak büyüklüğü) (hemolitik anemilerde)

Annedeki aneminin gebelik üzerine etkileri nelerdir?
– Düşük doğum ağırlığı
– Preterm eylem (erken doğum)
– IUGR
– Operatif doğum
– Fetal ölüm
– Uzamış doğum riski gibi etkileri olabilir.

Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

GEBELİKTE DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ
Demir eksikliği anemisi gebelikte en sık görülen anemidir.
Her gebeye proflaktik demir desteği verilmelidir. Anemi olmasa ve demir depoları yeterli olsa bile gebelik boyunca bütün gebelere anemiyi önlemek amaçlı demir desteği gereklidir. Günde 60 mg elementer demirin demir eksikliği anemisinin insidansını azaltığı gösterilmiştir. Gebelikte demir eksikliği konusunda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Hamilelerde demir eksikliği anemisinin nedenleri:
– Yetersiz ve dengesiz beslenme
– Sosyoekonomik düzeyin düşük olması
– Barsak parazitleri
– Sık doğum yapmak
– Sık düşük, kürtaj vb. durumlar nedeniyle kan kaybetmek
– Gebelikte demir ilacı (kan hapı) kullanmamak

Tedavi:
Tedavinin amacı aneminin düzeltilmesi ve demir depolarının doldurulmasıdır. Bu amaçla ağızdan demir preparatları ve demirden zengin diyet uygulanır. 200 mg/gün elementer demir alınmalıdır. Anemi düzeltildikten sonra demir depolarının dolması için tedaviye 3 ay daha devam edilmelidir.
Demir tedavisinin bulantı, kusma, ishal, kabızlık, midede rahatsızlık gibi yan etkileri olabilir. Bu yan etkiler haplar yemeklerden sonra alınarak giderilebilir.

Demir tedavisi alan gebeler demirin emilimini azaltan besinlerle birlikte bu ilaçları almamalıdırlar.
Demir preparatlarının emilimini azaltan besinler: antiasit ilaçlar, yumurta, kalsiyum tuzları, süt ve süt ürünleri, tetrasiklin türü antibiotikler, çay, kahve.
Eğer demir preparatları portakal suyu, proteinden zengin gıdalar ile birlikte ve aç karnına alınırsa emilim artacaktır.
Aynı zamanda demirden zengin diyet örneğin karaciğer, kırmızı et, yumurta, kuru bakla, tahıl, taze sebze, kuru meyve vb. alınmaya özen gösterilmelidir.

GEBELİKTE MEGALOBLASTİK ANEMİ
Gebelikte ikinci en sık görülen anemi nedenidir.
En sık nedeni folik asit eksikliğidir.
Tedavide günde 1 mg folik asit verilir.
Proflaksi (önleme) amaçlı bütün gebelere 0.4 mg folik asit verilmelidir.